
Zeytinyağı
Antik çağlardan bu yana, Akdeniz halkının en önemli mutfak malzemesi olmuştur.
Homeros ona “Sıvı Altın”, Hipokrat ise “Büyük Şifacı” demiştir.
Bugün dünyadaki en sağlıklı yağ olarak kabul edilir; çünkü bol miktarda antioksidan, faydalı yağ asitleri ve vitaminler içerir.
Akdeniz Diyeti’nin temel unsuru olan zeytinyağı, yaşamımız boyunca her gün sofralarımıza eşlik eder.
O, Doğa Ana’nın insanlığa sunduğu en büyük armağandır!
Akdeniz diyeti
Pek çok bilimsel araştırma, Akdeniz Diyeti’nin sağlık üzerindeki faydalarını ortaya koymuş ve oldukça umut verici sonuçlara ulaşmıştır. Bu alandaki çalışmalar hâlâ devam etmektedir.
Son yirmi yılda bu diyet, sağlığa olan katkılarından dolayı büyük ilgi görmüştür. Araştırmalara göre Akdeniz Diyeti; kalp ve damar hastalıklarının azalmasına, kan şekeri seviyelerinin korunmasına, bilişsel işlevlerin iyileşmesine, hatta Alzheimer ve bazı kanser türlerinin önlenmesine katkıda bulunmaktadır.
İlginçtir ki, Akdeniz ülkelerinde yaşayan insanlar nispeten yüksek miktarda yağ tüketmelerine rağmen, kalp hastalıklarının görülme oranı çok daha düşüktür. Bunun en önemli nedenlerinden biri, bu diyetin doymuş yağ oranının düşük, tekli doymamış yağ oranının yüksek olmasıdır. Bu sağlıklı yağların başlıca kaynağı ise zeytinyağıdır.

Zeytinyağındaki Antioksidanlar
Zeytinyağında bulunan E vitamini (alfa-tokoferol), karotenoidler ve fenolik bileşikler (örneğin basit fenoller: hidroksitirosol, kompleks fenoller: oleuropein) güçlü antioksidanlardır. Bu bileşiklerin etkinliği laboratuvar ortamında ve son yıllarda insan üzerinde yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır.
Bu antioksidanlar yalnızca yaşlanmayı yavaşlatmakla kalmaz, aynı zamanda birçok hastalığın önlenmesine de katkı sağlar.
-
Hidroksitirosol, trombositlerin pıhtılaşmasını engeller ve iltihap önleyicidir.
-
Oleuropein, güçlü bir vazodilatör olarak nitrik oksit oluşumunu destekler ve antibakteriyel etki gösterir.
Zeytinyağı, LDL kolesterolün oksidasyonuna karşı koruma sağlar; böylece damar tıkanıklığını önlemeye yardımcı olur. Ayrıca hücreleri oksidanların toksik etkilerine karşı güçlendirir.
Akdeniz Diyeti’nin uzun ömür üzerindeki etkisine, zeytinyağındaki yüksek antioksidan içeriği büyük ölçüde katkı sunar.
Bu antioksidanlar, taze meyve ve sebzelerde bulunur. Ancak meyveden elde edilen tek yağ türü olan zeytinyağı, bünyesinde çok sayıda bu koruyucu maddeyi ve vitaminleri barındırarak besin değerini artırır.

Gastronomi & Zeytinyağı
Etimolojik olarak “gastronomi” kelimesi, Eski Yunanca γαστήρ (gastḗr) = mide ve νόμος (nómos) = kural sözcüklerinden türetilmiştir ve kelime anlamı olarak “mideyi düzenleme sanatı” demektir.
Gastronomi; yemeğin hazırlanmasını, tadılmasını, deneyimlenmesini, araştırılmasını, anlaşılmasını ve yazıya dökülmesini kapsar. Aynı zamanda beslenmenin kültürle olan bağını da inceler.
Zeytinyağı, hayatımızın birçok alanında yer alır. Ancak tüm kullanımları arasında, mutfaktaki yeri en yaygın, en çok takdir edilen ve sağlığa en faydalı olanıdır.
Naturel Sızma Zeytinyağı ile Yemek Pişirme
Naturel sızma zeytinyağı, birçok farklı pişirme tekniğini tamamlar ve lezzetini artırır. Yaygın inanışın aksine, zeytinyağı yalnızca çiğ kullanım için değil, pişirme için de mükemmel bir seçimdir. Neredeyse her yemeğe kolayca uyum sağlar; yeni tatlar, sağlıklı polifenoller ve tekli doymamış yağ asitleri ekler.
Bitirme
Zeytinyağını yemeğinize katmanın en kolay yollarından biri, servis etmeden hemen önce üzerine gezdirmektir. Bu yöntem; makarnalar, çorbalar, salatalar, yumuşak peynirler veya ızgara etler için idealdir. Küçük bir miktar zeytinyağı, sandviçlerde mayoneze harika bir alternatiftir.
Batırma (Dipping)
Bir sonraki peynir tabağınızda veya şarküteri sunumunuzda küçük bir kase zeytinyağı deneyin. Taze, sıcak ekmeği zeytinyağına batırmak ya da üzerine gezdirmek, sofrada herkesin favorisi olur.
Soteleme
Son araştırmalar, sebzeleri zeytinyağıyla sotelemenin, haşlamaktan daha sağlıklı olduğunu gösteriyor. Bu teknik, sebzelerin besin değerini korur ve zeytinyağı sayesinde vücudunuzun bu besinleri daha iyi emmesine yardımcı olur. Kuşkonmaz veya taze fasulyeyi zeytinyağında hızlıca soteleyin, üzerine biraz deniz tuzu ve karabiber ekleyin: basit ama sağlıklı!
Kızartma
Pek çok kişi, ısının zeytinyağının kalitesini düşürdüğünü düşünür. Bu yanlış bir inanıştır.
Doğru kalitede bir naturel sızma zeytinyağı, kızartma sıcaklığına kadar ısıtıldığında kimyasal yapısını bozmaz. Bunun nedeni, içeriğindeki yüksek oleik asit ve polifenoller sayesinde oksidasyona karşı son derece dayanıklı olmasıdır.
Alternatif yağlar — kanola, soya, mısır yağı — yüksek sıcaklıklarda hızla bozulur, polifenol içermez ve toksik yan ürünler oluşturur. Zeytinyağı ise tüm yağlar arasında ısıya en dayanıklı olanıdır.
Gerçek naturel sızma zeytinyağının dumanlanma noktası 210 °C’dir. Çoğu kızartma için gereken sıcaklık 175–190 °C olduğundan, kaliteli zeytinyağı kızartma için uygundur. Ancak düşük kalite, asitliği yüksek ve katkılı yağlarda bu nokta düşebilir. Bu nedenle kızartmalarda her zaman yüksek kaliteli zeytinyağı kullanılmalıdır.
İpucu: Büyük bir tenceredeki zeytinyağı, süzülerek 4–5 kez güvenle yeniden kullanılabilir.
Akdeniz mutfağında yüzyıllardır yumurta, patates dilimleri veya balık zeytinyağında kızartılır ve sonuçları şaşırtıcı derecede lezzetlidir.
Pişirme
Bir dahaki kek veya hamur işinizde tereyağı ya da margarini zeytinyağı ile değiştirin. Olgun, meyvemsi bir zeytinyağı, tatlılarınıza yeni bir aroma katarken, aynı zamanda sağlıklı yağlar ekleyecektir.
Pişirmede ölçüler çok kritik olduğundan, işte tereyağı yerine zeytinyağı dönüşüm tablosu:
1 çay kaşığı = ¾ çay kaşığı
1 Yemek kaşığı = 2-1/4 çay kaşığı
¼ fincan = 3 yemek kaşığı
1/3 fincan = ¼ fincan
½ fincan = ¼ fincan + 2 yemek kaşığı
2/3 fincan = ½ fincan
¾ fincan = ½ fincan + 1 yemek kaşığı
1 fincan = ¾ fincan
Zeytinyağı, yalnızca bir yağ değil; mutfağın her alanında kullanılabilen sağlıklı bir yaşam kaynağıdır. İster salatanıza son dokunuş, ister sebzelerinizi sotelemede, ister keklerinizde tereyağına alternatif… Her kullanımda sofranıza sağlık, doğallık ve Akdeniz’in ruhunu taşır.
